Kütüphane olarak da çalışan Beytü’l Hikme islam dünyasının ilk kütüphanesi ünvanına sahiptir ve saygın bir yere sahiptir. Beytül Hikme, o dönemde astronomi bilimine büyük katkılarda bulunmuştur. Me’mun döneminde burada bir rasathane kurulmuş ve kıymetli araştırmacılardan bir astronomlar heyeti oluşturulmuştur.Burada çalışanlara Batlamyus’un keşiflerinin doğru olup olmadığını araştırmışlar, yerkürenin çevresini ölçmüşlerdir. İhtiyatla karşılamakla birlikte güneşteki lekelerin incelendiği belirtilmiştir.

O dönemki Bağdat’da olduğu gibi Beytü’l Hikme’de de din, dil ve ırk tanımaksızın Arap, Acem, Türk, Rum, Kıpti, Çin, Hint ve Berberi milletleri birbirleriyle birlikte, hiçbir şekilde rahatsızlık duymadan rahat ve hür bir ortamda çalışmalarına devam etmişlerdir. Günümüzde birer fakülte olarak kabul edeceğimiz bölümler oluşmasıyla Beytü’l Hikme’de çalışanların sayısı gittikçe artmıştır. Birçok ilim insanı ve aydınların Bağdat’a gelmesi ve burada rahat ve hür bir şekilde çalışıp Antik Yunan eserleri ve felsefisi incelemeleri, İslam ilahiyatının oluşmasında büyük bir katkı sağlamıştır. Her konu aklın inceleme alanı içine girmiş ve serbest düşünceye doğru ilk ve en önemli adımı atmıştır. Dolasıyla İslam ilahiyatının doğuşunda Beytü’l Hikme’nin önemli payı vardır. Münazara denilen meclislerde -ki bugün tartışmalı ilmi toplantı sempozyum çalıştay vb. adlandırılabiliriz- o tarihte bilim ve kültürün gelişmesine önemli katkıları olmuştur.

Bu toplantılar bazen Me’mun sarayında bazen de Beytü’l Hikme’de yapılmıştır. Bu meclisler de her konu tartışılabilmiş ve fikirler rahatlıkla ortaya konmuştur. Beytü’l Hikme’nin İslam dinine bir başka katkısı ise kendisine benzeyen kurumların kurulmasına örnek olmuş olmasıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder