
‘Efsaneye göre, Clytie ve Leucothoe iki kardeş İran (Persia) prensesidir. Clytie Güneş’e aşıktır. Fakat Apollon Leucothoe’ye vurulmuştur ve ona ulaşmak için bir plan yapmıştır. Bir gece kızların annesi kılığına girip odalarına girmiştir,ardından Leucothoe’nin yanına uzanıp kızın arkadaşlarının dışarı çıkmasını istemiştir. Yavaşça gerçek haline dönüşen Apollon’u gören Leucothoe ilk başta ürkmüş fakat daha sonra teslim etmiştir kendini bütün güzelliğiyle ortaya koyan Apollon’a…Apollon artık Leucothoe’ye aşıktır ve Clytie ile ilgilenmemektedir. Bu durumu fark eden Clytie ise kıskançlıktan kardeşinin aşkını babasına ve önüne gelene anlatmaya başlamıştır. Babaları Kral Orchamus, Leucothoe’yi diri diri gömdürür anlatılanlar üzerine. Ertesi gün Leucothoe’yi bulamayan Apollon durumu fark eder ve kızı gömülü olduğu yerden çıkarır, fakat artık çok geçtir. Kızın cansız bedenini Günlük-Sığla Ağacı’na dönüştürür. Bu ağacın reçineleri yakılarak Apollon Tapınağı’nda tütsü olarak kullanılacaktır.Clytie ise aşkından çılgına dönmüştür.A pollon ona artık görünmemektedir. Aramış durmuş gökyüzünde Güneş’i. Gördüğü zaman takip etmiş kafasıyla. Dokuz gün hiçbir şey yememiş, içmemiş ve devamlı ağlamış. En sonunda gövdesi solgun bir ota dönüşmüş, başı ise pırıl pırıl parlayan bir çiçeğe. Devamlı Güneş’e çevirmiş başını ve ona bakıp durmuş. İşte bu yüzden Günebakan derler Clytie’nin dönüştüğü bitkiye.’
Leucothoe’nin dönüştüğü ağacın üstüne yarıklar açılarak yağı ve kabukları alınır. Dini törenlerde buhur adıyla tütsü olarak yakılır. Bugün kiliselerde hala bu tütsü kullanılmaktadır. Ayrıca bu tütsü gene Hristiyan ailelerin evlerinde de yakılır. Dini adetlerin birçoğunun pagan kökenli olduğunun bir kanıtı da budur. Clytie ise Türkçe’ye Günebakan ve Ayçiçeği olarak geçmiştir. Bu efsaneye bakılırsa Ayçiçeği demek biraz mantıksız olacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder