Myrrha’nın trajik hikayesi. Çok farklı konulara değinmiştir aslında Ovidius Myrrha’yı anlatırken. Ensestliği irdelemiştir bu hikayesinde ve insanların hala anlayamadığı hayvanların ensestliğini de geçirmiştir dizelerinden. Myrrha’nın efsanesi Suriye kökenlidir. Efsaneye göre Suriye Kralı Cinyras (Theias)’ın kızı Myrrha’nın evlenme zamanı gelmiştir. Bütün doğu ülkelerinden gelmişler Myrrha’nın kocası olmak ve düğünü seyretmek için. Oysa Myrrha dertlidir. Babasına aşıktır delicesine. Kocasının nasıl birisi olmasını istediğini soran babasına imalı bir dille ‘senin gibi’ diye cevap vermektedir. Ama olanaksız bir şeydir bir kızın babasıyla evlenmesi…Ovidius Myrrha’nın bu çarpıklık üzerine yakarışlarını şu dizelerle dile getirmektedir
‘………………….Kan bağı
Engel değil evliliğe. Dölleşme gücüdür bunda
Gövdeleri birleştiren seçmeden, düşünmeden. Suç yok
İneğe babasının atlamasında, aygıra kızının karı
Olmasında, koçun anasına, kuşun kendi yumurtasından
Çıkana, anasına tohumları aşılamasında. Mutluluk
Bu, inanılırsa. İnsan kaygısıdır böyle gereksiz
Bir yasayı yürürlüğe koyan, doğal eğilimleri
Geçersiz sayan………………. ‘
Gece yarısında bu istekle yaşayamayacağını düşünen Myrrha intihar etmek istemiştir. Boynuna ilmeği geçirirken bir yandan da imkansız isteğini mırıldanmaktadır. Fakat tam bu sırada kızın mırıldanmalarını sütannesi duyar ve içeri girerek ölmek üzere olan Myrrha’yı kurtarır. Myrrha anlatır isteğini sütannesine. Sütannesi de şaşkındır fakat yüreği dayanamaz. Tarlalarda yılın ilk ürünleri çıkmaya başladığı vakit Tanrıça Demeter adına törenler düzenlenir.Bu törenlere sadece kadınlar katılır. Dokuz gece boyunca sevişmek yasaktır bu kadınlara. Bu durumu fırsat bilen sütanne Cinyras’ın yanına gider ve bu dokuz gece için kendisine bir kız bulduğunu söyler. Kral bu teklifi geri çevirmez. Sütanne Myrrha’yı yanına çağırıp planını anlatır ve ona asla ışığa çıkmamasını öğütler. Myrrha ,aşık olduğu babasının çadırına girer ve onunla birleşir. Cinyras’ın içini tuhaf bir his kaplamıştır, bir suç işlediğini hissetmektedir bir süre sonra onun kızı olduğunu anlar ve derhal kılıcına davranır. Myrrha kaçıp kurtulur ve koşmaya başlar. Bir süre sonra bu isteğinin getirdiği utançla ne insanlar ne de ölüler içinde yaşayabileceğini düşünür tanrılardan onu bir ağaca dönüştürmelerini ister ve Mür ağacına dönüştürülür.’
Mür ağacına dönüşürken ve dönüştükten sonra hala ağlayan Myrrha’nın gözyaşlarıdır Mür ağacından –özellikle üstündeki yarıklardan- akan reçineler bu gözyaşlarıdır işte. İlkçağlardan beri tedavi amacıyla kullanılan bu reçinelerin yağları günümüzde de çok değerlidir.
Myrrha, Smyrna adı ile de bilinir.























